Gün geçmiyor ki, dünyanın bir yakasından o ülke adı ile anılan bir model, Türkiye'mde tartışılmıyor, hatta ithal edilmesi için çalışmalar başlatılmıyor olsun.
Kore modeli...
Alman modeli...
Amerikan modeli...
Malezya modeli...
Çin modeli...
Her ülkenin bir arayış içerisinde olduğu,ekonomik gelişmeyi sağlayacak modeller,hızlı bir süreç ile yerini başka ülke modellerine bırakmak üzere; Patentleniyor,haykırılıyor,kabulleniliyor,kullanılıyor,tüketiliyor.
Sanal alışverişin ticarete dahil olması ile birlikte oluşan değişimlere, ayak uyduramayan yapıların yavaş yavaş ömürlerini tamamlamaya başladıklarını görebilmek için, uzman olmak gerekmiyor.
Geçen yüzyılın ticaret şekli, verimli ömrünü, tamamlamış fabrika makine ve ekipmanları gibi, gelişme konusunda süreçlere henüz ulaşamamış alanlarda/zihinlerde devam etmekte.
Sanal alemin gelişmesi, yaygınlığı, mıknatıs özelliğine sahip olması, eskiyi devam ettirmeye çalışan nesli, ya devre dışı bırakmakta, ya da makyajına veya değişimine, sebep olmakta.
Bu güne kadar, ticaret yapmanın başlangıç noktası, küçük ya da büyük, bir şirketin sahibi ya da ortağı olmak idi.
Bir markaya sahip olmak, o marka ile sahada var olabilmek, kazanabilmek, onu bir şirkete monte etmek ile mümkündü.
Klasik ticaret, hala daha da öyle.
Bir marka için, tüm riskleri ile bir şirketi satın alacaksınız.
Ya da şirketinizin üzerine kaydedeceksiniz.
Veya ortaklardan oluşacak bir yapı kuracaksanız.
Hele hele çok ortaklı bir yapı oluşturacaksanız, marka yerine önce şirkete yatırım yapmak durumunda kalacaksınız.
Haa bir de genel tabiri ile, yaşınızı başınızı almış olacaksınız.
Değil mi?
Ama günümüzün gerçeği farklı.
Hiçbir şirkete kayıt olmadan, sadece internet üzerinden işlem yaparak, üstelik vergi bile tahakkuk etmeden gelir elde edebilen, 'yaşını başını bile almamış' binlerce, milyonlarca girişimci var.
Dünya değişiyor.
Ticaretin yapısı ve şekli de...
Bankacılık işlemlerinin yavaş yavaş Telekom şirketlerince sağlanmaya başladığı, mobil ödeme ile sınırların anlamsızlaştığı yapılar kuruluyor.
Gelirden pay alabileceği, kontrol altında tutabileceği yapıların kurulması için, gelişmiş ülkeler, önümüzdeki yılın sonuna kadar bir kurallar bütünü oluşturmaya ve uymamız için yine bize sunmaya hazırlanıyor.
Artık, ticaretin yürüyüş izinden, burnunun çevrili olduğu alandan, teknik gelişmelerden hareket ile ülkem için de, yeni bir vizyon oluşturma vaktinin geldiğini düşünüyorum.
Bireylerin iş yapmaları, kazanmaları, özgürce girişimde bulunmaları için; Firma ortaklığı yerine, " Marka Ortaklığı Modeli" ni dünya henüz keşfetmeden ya da sahaya sürmeden biz gerçekleştirelim.
"Marka Ortaklığı" için, kanuni zemin, ilk defa Türkiye Cumhuriyeti tarafından oluşturulsun.
Biliyorum, kolay değil.
Herhangi bir ülkenin değil de Türk Modeli olarak anılabilecek bu yeni yapı için;
Bir zihin devrimi gerekir.
Bir büyük aile oluşturmak üzere, firma ortaklığına ek olarak, dünyada örneği olmayan;
Girişimcilerin, bir marka ile, direk ticaret yapabilmelerini sağlayacak, uygunlaştırılmış zemin gerektirir.
Marka'nın ticaret için kullanılmasına yönelik e-beyan yeterli sayılmalı. Girişimcilerin marka ile sisteme dahil olması, marka sahiplerinin, tıpkı devlet gibi, anlık olarak, marka gelirinden pay almalarına, ortam hazırlamak gerektirir.
Bütün bunları yasalarla,yönetmeliklerle çevrelemek gerektirir.
Yeni olana, bir zihinsel uyum gerektirir.
Devrimcilik gerektirir.
Kararlılık gerektirir.
Örnek olmaya inanç gerektirir.
Ve benim, ülkem buna hazır.
"Marka Ortaklığı" modelini detaylandırıp, hayata örnekleyerek, girişimcilerin önünü açmak...
Yeni ticaret şekline ayak uydurmanın yanında, yeni ticaret şekline yön vermek...
Modelin ihracı ile öncü ve kazanan olmak için,
ülkemde her şey hazır.
Ekonomiye "Markadaş"lık modelini sunalım.
Oluşacak olan Türk modelini, ekonomi ile, insanlığın hizmetine sunalım.
Bu kez, başka ülkelerin; Kazançlarını arttırmak, girişime ve girişimcisne destek vermek için kullanacakları modeli, biz teşkil edelim.
Geleceğin şeklini almadan önce, geleceği ülkem şekillendirsin.
Erk sahiplerine, ekonomi kurmayları ile hükümete mesajım;
"gelin "marka ortaklığı" zeminini oluşturalım."
Konuşulan,uygulanan; İnsana, çağa ve teknolojiye uygun yapısıyla; Başarı kazanan,kazandıran,
Türk Modeli...
Olsun.